Tahammül Edemiyorum Tahammülsüzlere

tahammul

TAHAMMÜL EDEMİYORUM TAHAMMÜLSÜZLERE

Tahammülsüzlük belki de bu ülke insanının yüz karasıdır. İster kendisine Müslüman sıfatını yakıştırsın, ister demokrat, liberal ya da, solcu, Kemalist, Atatürkçü…

Her kesim bir diğerini bir kaşık suda boğmak istiyor.

Ve gariptir ki bu insanlar aynı sofrada yemek yiyor, aynı apartmanlarda ikamet ediyor, aynı mahallede yaşıyorlar.

Benim çok yakın solcu, sağcı, ülkücü, alevi, Kürt, Türk arkadaşlarım var, diyene çok rastlamışsınızdır.

Evet, hepsi o arkadaşların gibidirler.

Senin uzaktan küfrettiğin, bir kaşık suda boğmaya çalıştığın, eylem yapınca üzerine biber gazı boca ettiğin, Atatürk Türkiye’sinde namaz mı kılınır, baş mı örtülürmüş dediğin, bu Kürtler de çok oluyor ha, Alevilerin de istekleri bir türlü bitmiyor, dediğin insanların hepsi o yakın arkadaşlarınla aynı kişiler.

Akşam oturmalarında televizyonda haber izlerken anında evin siyaset meydanına dönüşmesinden sonra, çaylar yeniden şakalaşarak içilmeye başlanıyorsa, o evde olmayan ve aykırı fikirlere sahip olduğunuz kişiler de o evdekiler gibi birer insandır.

Sen iktidara gelince, ya da senin fikrin iktidarda olunca sen, senin gibi olmayanın suyunu çıkartacaksın, ona ve fikirlerine yaşam hakkı tanımayacaksın, ardından sana baskı yapılınca feryat düdüğünü çalacaksın.

Kusura bakma ama sen o çaldığın düdüğün ta kendisi oluyorsun.

Her konuşmanın arasına Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş, Pir Sultan sıkıştıracaksın, onların hoşgörülü olun, akıllı olun, insan olun, beter olmayın, adam gibi sevin birbirinizi deyişlerine;

– Bana ne o adam olsun, ben niye oluyormuşum ki, diyeceksin!

Kim olursan ol, hangi mezhepten, hangi ırktan, hangi meşrepten olursan ol, tahammüllü olacaksın arkadaş!

Bilmiyorsan öğreneceksin.

Evinin köşesindeki okuduğun kitaplar seni bilgili yapar ama âlim yapmaz. Âlim dediğin, okuduklarıyla amel eder.

Birilerinin gözüne her fırsatta, vatan, millet edebiyatını, Deniz Gezmiş edebiyatını, Atatürk edebiyatını, başörtüsü edebiyatını, laiklik edebiyatını, 28 Şubat edebiyatını sokmayacaksın.

Birilerine gözdağı vermek yerine, kime zulüm yapıldıysa, bana yapılmıştır, mazluma kimlik sorulmaz deyip, Dersimlilerin yanında olacaksın, Sivas’ta yakılan canların yanında olacaksın, Taksim meydanında işçi bayramı kutlamak isteyenlerin yanında olacaksın, onlara biber gazı sıkanların karşısında olacaksın.

Başörtüsü yüzünden okullardan atılan öğrencilerin, görevine son verilen memurların, namaz kıldığı için ordudan atılan subayların yanında olacaksın. Onları sorgusuz sualsiz görevden alan derin güçlerin karşısında olacaksın.

Tahammüllü olacaksın.

Hoşgörülü olacaksın.

Barış yanlısı gibi görünüp aba altından savaş naraları atmayacaksın.

Adam yerine konulmak istiyorsan, önce adam olacaksın. Her önüne gelene de “adamlıktan nasibini almamış” demeyeceksin!

www.mustafasus.com

mustafasus@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir